14 Ağustos 2016 Pazar

Yüzmek güzeldir

Evvet 7 ağustos 2016 itibariyle yüzmeye başladım. İlk hafta sadece bir kere gidebildik erimle. Havuzdan çıktığımda bacaklarım bir süre tutmadı. 2 yıl aradan sonra ve bu süreçte doğum geçirmiş olmam buna sebep oldu diye düşünmekteyim. Tabi öncesinde de deli gibi spor yapan birisi değildim. Haftada maksimum 3 kez yapabiliyordum. Bazı arkadaşlara göre zaten ben hiç spora yaklaşamadım. Varsın olsun uzaktan bakmak da bir şey..
Bu hafta 2 kez gidebildik.. Haftada 2 kezden fazlasını da yapabileceğimizi zamnetmiyorım. Zira zeytini anneanneye bırakıp öyle kaçıyoruz. Sanırım daha fazlasına anneanne izin vermez. Çok da şımarmamak lazım. Haftada 2 kez yüzmek.. Daha ne olsun. Bi de kickbox a başlayabilsem ne mutlu olurum ama yazdığım gibi şımarmamak lazım. Nabza göre arttırabilirsek arttırırız.  
Yaşasın yüzmek! Yüzebilmek!

13 Haziran 2016 Pazartesi

Başlayamamak

Hep yeni bir başlangıç yapmak istemişimdir. Bugünden itibaren düzenli spor yapacağım, daha da iddialı olarak sevdiğim işi yapacağım gibi. Hep bi değişim isteği var içimde. Ama sonunda hep yerimde sayar buluyorum kendimi. Tembelim kısacası. Yaşamak için temel fonksiyonları yerine getirebiliyorum. O da dediğim gibi hayatta kalabilmek için. Yarından umutlu oluyorum. Yarın yeni bir gün. Güzel şeyler olacak diyorum. Hep bir beklenti içindeyim yani. Ama dışarıdan müdahale bekliyorum. Kendi kendimi ateşleyemiyorum tabiri caizse. En çok da bu koyuyor zaten bilip de yapamamak.. Yapmamak daha doğrusu. Diyorum ya tembelim. Ee kabullen o zaman "Budur!" de diyorum kendime. Yok o da olmuyor. Ne sıkıcı değil mi?
İşimden hep şikayetçi oldum. İlk günden beri. Sevemedim. Katkı sağlamadı bana ama ayrılamadım da. O yüzden benim için büyük olan, başkası için makul sayılacak bir kararla "ben bunu istemiyorum" deyip yeni bir iş dahi bulmadan işini bırakan insanlara hayran kalmışımdır.
Beklemekten vazgeçmek lazım. Durakta oturmakla olmuyor. Güzergahı belirleyip bir otobüse binmek gerekiyor. Kimbilir belki yarın? Ne dersin?